in

Hindistan Gezi Rehberi

Yani itiraf ediyorum Hindistan’a tek başına gitmek pek mantıklı bir hareket değildi. Ama bu kadar olabileceğini nereden bilebilirdim.

Neyse öncesinde biraz hazırlık yaptım yani görmek zorunda olduğum yerleri güzelce işaretledim. Yapmak zorunda olduklarımı hallettikten sonra üstüne ne kadar eklersem benim için kar.Çünkü bu Hindistan kaç kere gitme şansım olabilir.

Kazakistan aktarmalı Air astana ile yolculuk edicem fiyat çok uygundu (1450 tl dolar kuru 3,75 sene 2017 son ayı.) fiyatları dolar kuru ile yazmamda fayda var çünkü güncel kur ile fiyatlar çoook farkedicek.bileti 5 ay önceden almışım.şuanda yani uçağa binerkenki dolar kuru 4,80 tl.hesapları buna göre yapabilirsin.

Uzuuunca bir uçak yolculuğu.uçak içi ikramlar süper neyse Delhi havaalanına indim.

Bir kalabalık var ki of bir an önce kendimi dışarı atmalıyım diye koştura koştura havaalanından dışarı çıktım.ama havaalanında döviz bozdurmayı unuttum.neyse dışarıda vardır dedim ama yakınlarda öyle bi şey yok. Metroya binim şehir merkezine gitmem lazım ama Hindistan parası olan rupi ye sahip olmadığım için gidemiyorum.bilet satan çocuğa diyorum iki kat dolar vereyim yok.fırına soruyorum yok.esnafı geziyorum yok.hay allah yine yürüyeceğiz desene.

HİNDİSTANIN OLMAZSA OLMAZLARI TUKTUKLAR

Yaklaşık 1 saat 45 derecenin altında sırt çantam ile en yakın yerleşim alanına yürüdüm ve kur kaç para olursa olsun hemen bozdurdum.he buarada tekrar havaalanına giripte bozdursaydın diyenler olabilir. Öyle bir şansınız yok efendim.eğer uçak biletininz yoksa havaalanına giremiyorsunuz.yani girişte askerler var biletinize bakıyorlar eğer uçak saatinize 2 saatten fazla kaldıysa içeri almıyorlar.

Ben parayı bozdurur bozdurmaz hemen bir şişe su aldım 1 litre.o kadar yol yürüdüm susuz.tabikide o sıcakta su kaynar haldeydi ama yinede hepsini bir seferde içtim.suyu aldığım yeri sakın öyle bakkan gibi bi yer hayal etme buradaki dükkanlar biraz değişik.

HİNDİSTANDA YOL MANZARALARI

Yol boyunca yürürken onlarca insan hemen yan tarafımda küçük hacetini giderirken gördüm.ilk başlarda yadırgadım ama sonradan alışıyo insan.

Hatta zamanla onlar gibi de olabiliyorsun.sakın ben olmam deme oluyorsun kesin.

Biraz daha yürüdükten sonra şehir merkezine giden bir otobüse benzeyen bir şeye bindim.ama içerisi o kadar sıcakkı.cam açılmıyor çünkü daha fazla sıcak oluyo fanlı fırın gibi düşün.

Otobüse binipte ayakkabısını çıkartıp ayak parmaklarıyla oynamayan insan yok bunu belirteyim.

Bu yazımı o kadar uzuuuuun yazmak istiyorumki ama sıkıcı olur diye detaylıca anı ahline getirmek de istemiyorum.o yüzden bir çok noktayı hızlıca geçicem.sohbet ederken anlatırım oraları.

Önce şehir merkesindeki sokaklarda gezmek istedim.yüzlerce vasıtanın aynı anda korna bastığı o dar sokaklarda. Tıklım tıklım insan yığını var herkes kornaya basıyor ama kimse gergin veya kavga halinde değil.ya bomboş yolda bile kornası basını giden araba gördüm.

Sokaklarda örümcek ağı gibi aşağıya doğru sarkan elektrik telleri.dokunuyosun ama çarpılmıyosun.eski harabe binalar dükkan olarak kullanılıyor.

O sokaklarda gezerken onlarca tuktuk sürücüsü yanına geliyor.nereye gideceksin götüreyim.diyor.biri gidiyor diğeri geliyor.bi noktadan sonra onlara cevap vermekten gezdiğinden bi şey anlamaz oluyosun o yüzden baya bi terslediğim insan oldu.verdiği fiyatlarda en az 5 kat pahalı.onda bir fiyatına anlaştığım esnaf ve sürücü çoook oldu.

BELKİDE BU FOTODAKİ TUKTUKLARIN HEPSİYLE MUHATAP OLMUŞUMDUR.

İlk gördüğüm eser jama camii oldu.muazzam bir yapı.yalnız cami avlusuna girerken 300 rupi para aldılar.1 dolar 65 rupi. Sebebi de dizaltı pantolon giyiyormuşum o yüzden kumaş veriyolar kumaşın kirası.acayip kazıklandım ama olsun o paraya o kadar muhtaçlarki keşke olsa da 3 bin versem.

Camini avlusunda yemyeşil yosun tutmuş bir su havuzu var küçük. orada abdest alan insanlar vardı.

Camide kapalı mekan yok.kapı yok.sadece kubbesi var her her kapı her yer açık alan.sıcaktan insanlar mermer zemine yatmış uyuyor.

Gördüklerime inanıp inanmamak arasında gelip giderken Hindistan trafiğinde 2783 tane kaza atlattım.her geçen gün bu sayı biraz artıyor çünkü gittikçe halkın arasına daha çok karışıyorum acaba ne zaman Hintli bir insan gibi yemek yiyebileceğim.

Ortalama 20 km günde yol yürüyorum.şuanda onlar nasıl yaşıyorsa aynı onlar gibi davranıyorum.artık gören İngilizce değil hintçe konuşuyor.anlamadığımı söyleyince İngilizceye geçiyor.şuanda üzerimde her türlü bakteri ve virüsü taşıma ihtimalim çok yüksek.bugün sadece bir avuç yer fıstığı yedim.acayip açım.

Bu fotodaki gurudwara shri bangla sahib yani bir hindu tapınağı ama diğerlerinden çok farklı sanırım bir çeşit hindu mezhebinin en kutsal mekanı olabilir zira giriş çok kalabalık içerisi fena izdiham var ilahiler söyleniyor helvalar dağitiliyor ve o kutsal bir sandık gibi bi şey var etrafında dualar ediliyor.

Kafaya bandana takılmadan içeri girmek yasak.ve tabikide yalın ayak giriliyor.mekanın avlusunda kocaman bir havuz var ve leş gibi ama insanlar burada yüzüyor.sanırım mübarek su.

İçeri girerken ciddi derecede uyardılar çantanıza ve cüzdanınıza sahip çıkın diye fakat herhangi bir şey ile karşılaşmadım.

Sokakta yürürken para yiyecek falan isyeten kişilere karşı dün mesafeli davranırken bugün elimi omuzlarına atıpta konuşuyoruz hatta enseye şaplak attığım bile oldu.Böyle davranınca hoşlarına gidiyor.büyük bir çoğunluğu Türkiyeyi tanımıyor hatta aslına bakılırsa hindistanı bile bilmiyor olabilirler.

He bide bugün yukarıdaki tapınağa giderken yol kenarında baktım başka bir tapınakta ayin falan var hemen girdim içeri görevli bana yarım saatten fazla inanışlarını anlattı.

Dedimki ben Müslümanım

Bu dini bilmediğin için dedi bana

Ben de tek din islam dedim.

Bilmiyorum belkide öyledir dedi

Bileğime ip bağladı dualar etti okudu üfledi bide alnıma o kırmızı noktadan koydu şu kanal 7 deki hint dizilerinde illaki görmüşsündür.bu tapınakta da her yer fil tanrılarıyla doluydu.ama yukarıdaki tapınakta fil falan yoktu.mezhep farklılığı sanırım.

He bide çok fena gaza geldim pimpis bi kaptan herkesin içtiği sütten verdi kahretsin ki içtim. Sonra bir saat sokakta tükürdüm.

Sonra alnımda kırmızı nokta ile gezmeye başladım.

GEZERKEN BU MANZARALARI GÖRMEMEN İMKANSIZ

TREN İSTASYONUNDA SIRADAN BİR GÜN

Bugün bazı saçma müzelere para verip girdim ama napalım o merak duygusu değilmiydi zaten insanı hindistana getiren.sokakta yaşayan binlerce insan var.

Sokak ortasında berber diye tabir ettikleri esnaflar var.adam atmış ulu orta bir yere sandalyeyi bide makas tamam işte berber. Buarada duvarlar hep gölgeli gölgeli.tahmin edersin.

İdrar kokusu acayip keskin şuan yazarken burnum sızladı.bugünlük delhiden bu kadar.şimdi jaipura yolculuk yapıyorum delme çatma bir halk otobüsü ve üstelik yataklı.yaklaşık 6 saatlik bir yolculuk.

Neyse bi şekilde jaipura vardım ve burası da acayip kalabalık yine 3714 tane kaza atlattım herkes gibi.ama bugun dayanamadım yedim.tüm her  şeyi unuttum bol baharatlı tavuk yedim.ve galiba artık bu tavuktan nerede görsem yerim.çünkü ömrümde yediğim en güzel soslu tavuktu inanılmaz mükemmel.tarifi imkansız

YEDİM ARKADAŞ HEPSİNDEN YEDİM

Bugun biraz daha Hindistanlı olmuş oldum.hiç turist olmayan yerlerde geziniyorum

Muhtemelen hava aşırı sıcak olduğu için turistler için bu mevsim pek tercih edilmiyor.

Buradaki halk ile muhabbet ediyorum.kiminle iki samimi olsam hemen marihuana varmı? Diye soruyor.herkesin kafa gidik.

Hindistan sokaklarında hayvan olmak insan olmaktan daha değerli.Domuz,inek,maymun,keçi ve insan bunların hepsi aynı karede görmek çok normal.dün akşam 3 tane domuzun arasında kalmışım karanlıkta farketmemişim.gerisini siz düşünün.

HİNDİSTANDA TAŞIMA SİSTEMLERİ

He buarada jaipurda ambar ford diye bir kaleleri var bütün şehri çevrelemiş muhtemelen çin seddi şuanda mevcut olduğu için bunlarında bu kadar meşhurlaşmamış ama devasa uzunlukta.ıphonum sağolsun çok sıcak havada fotoğraf çekemiyormuş beyefendi buraları fotoğraflayamadım.

RED FORT

He bide yarın agraya yani tac mahalin olduğu semte gitmek için tren bileti aldım.önce bilet bitti dediler 50 rupi fazla vereyim diyince biletin bitmemiş olduğunu anlayım verdiler.

Burası da jantar mantar dedikleri astronomi müzesi gibi bir yer.güneş saatleri takvimler falan var.bu görevlinin dediğine göre Nasa çalışanlarının yarısı Hindistanlıymış.baktım Google amcaya sordum gerçekten de öyle.adamlar fizikte matematikte astronomide çok büyük buluşlar yapmış.Tezatlığa bakarmısın.bir yanda dünyanın olmazsa olmaz bilim insanları yetiştiriken diğer yanda da sefaletten yıkılan bir halk.Kast sisteminin etkileri devam ediyor sanırım.

NEFİS GÖZLEMECİ.BİSİKLETİNE TAKTİĞİ ÇANTAYA BAK.

SADU AMCA

İNDİAN STYLE NAKLİYAT

KUZU KEBAP

Malum kaju hindistanda da yetiştiriliyor.

Sordum adamın birine kaju nerede bulabilirim diye.

Anlamadı.kaju? dedi.

Evet kaju kaju dedim.

Yine anlamadı.fotoğrafını gösterdim.

Heeee kajuuuu dedi.

(telaffuzdaki tek fark k sesi bizim lazlar gibi çıkartılıyor.)cem yılmaz geldi aklıma ama neyse.

Sordum kaç para kaju?

Burnundaki parmağını çıkartıp elindeki sümüğü pantolonuna sürerken 1000 rupi dedi.

İştahım kapandı.

MASALA ÇAYI ENFES BİR TAT

dün de bari dondurma yiyeyim demiştim. Baktım tezgahtar yok.etrafa bakındım.ileride bana bakan bi adam var, küçük hacetini gideriyor.Ulan bana bakma üstüne sıçrıyor.neyse apar topar işini görüp koşa koşa yanıma geldi.pantolonun yarısı ıslak.eee musluk?el yıkama? Dedimki almıyım dondurma midem ağrıyo.yiyemedim.

UMUMİ TUVALET.5 METRE YAKLAŞANA İSTEDİĞİNİ ALICAM.YEMİN EDİYORUM YAZARKEN BURNUMUN UCU SIZLADI.IYYYK ÇOK KESKİN ÇOK

Ama adamlar çalışıyo arkadaş her evim altında dükkan var. Bir şeyler yapıp satıyorlar.

(bu arada bu ülkede çok fazla dikiş makinesi satılıyor) herkes bi şeyler satıyo.ıvır zıvır da olsa çalışıyolar.he dükkan dediğime bakma delme çatma bir yer işte dükkan dememek lazım.

Buradan BİM’e sesleniyorum. Gel arkadaş burada aç şu marketi yemin ediyorum bak GANDHİ den sonra en çok konuşulan isim olursun.

Adamlar şaşırılacak derece yardımsever.o tip tip bakan adama bi yer soruyorum adam beni sorduğum yere kadar götürüyor aha para isteyecek diyorum içimden kötü kötü şeyler düşünüyorum ama adamın tek niyeti yardım etmek.ama aynı adam yolda giderken önüne geleni itip kakıyokendi geçebilmek için.

İlk gün çok itildim ama artık ben itiyorum kimse bi şey demiyo.Türkiye de olsa kesin kavga .dedim ya burada herkesin kafa gidik diye.

ALBENİLİ BAKIŞLARI İLE ETKİLEMEDİĞİ MÜŞTERİ YOK

Tezatlıklar ülkesi.Türkiye de kornaya bastı diye kavga edip adam bıçaklayanlar falan varya hepsini buraya davet ediyorum terapi niyetine tedavi olmayı garanti ediyorum.

He bide bu ülkede çok fazla inanış var.geçenlerde biri kendini tanrı ilan etmiş sayıları gittikçe artıyo.

Ya bide bugün birinin tükürüğünden bi kaç damal koluma geldi saatlerce derimi kazıdım.

CEMİYET VARDI İŞTİRAK EDELİM DEDİK

HİNDİSTANLİ BİR ESNAFIN HİKAYESİ

Sabah 8 buçuk gibi oturdum kaldırıma etrafı gözetliyorum.

Adam 9 da tezgahını açmak için diğerlerine göre erkence motorsikleti ve 20 li yaşlarda iki çocuğu ile birlikte geldi.Çünkü diğerleri 10 da açyordu tezgahını.Dükkanı yoktu.her zamanki yerine yerleşecekti.Motorsikleti yanaştırdı ve indi.Hemen sol tarafa parketti.Onu tezgah için sınır belirlemişti.Önce süpürdü etrafını tıkkı hemen yan tarafındaki tezgahtarın süpürüp tozları onun tarafına attığı gibi bu da yan tarafa attı.Sonra güzelce ısladı ve tekrar süpürgesiyle süpürdü.temizlemişti artık.Motorsikletindeki çantayı aldı ve açtı birkaç çaput çıkardı.Çaputların hepsi leş gibiydi bize göre.Ama ona göre temizdi sadece şöyle bir silkeledi.temiz bir hindu idi bu adam.

En ince örtüyü serdi yere hemen üstüne çift katı bir tane daha onunda üstüne bir tane daha ve en üste de en kalın olanı minder gibi serdi kendine yaşam alanı oluşturmuştu artık.

20 senedir aynı yerdeydi aynı yaşam alanı.sonra oturdu ve hemen solundaki motordan bir çanta daha aldı kilidini açtı.bez bir çantaydı ama kilitliydi. Küçük bir sanduka çıkardı.iki çekmeceli dolabını da önüne koydu .sandukadan iki tane böre tepsisi gibi tepsi çıkardı ve içine azcık su koydu.suyu önceden bir bardak ile oğlu getirmişti.tepsının üstüne suyun içine paraya benzeyen metal parçalar koydu 6 tane ve kırmızı karanfile benzer iki tane çiçek koydu suda bekletti bir müddet.

Daha sonra önündeki çekmeceyi açtı ve oraya da üç defa ıslak elini silkeledi ve daha sonra tekrar elini suya daldırdı yine silkeledi.3 kere yaptı bu hareketi ve daha sonra alt çekmece için de aynısını yaptı.silkelerken ellerini duasını okuyordu.birinci çekmeceden iki tane defter çıkartıp yan tarafına koydu ve alttaki fil figürlü inancının temsilcisini öptü ve tepsideki metallerden 3 tanesini bu fil resminin üstüne koydu.ve dolabının üstünü sildikten sonra da diğer 3 tane metali de dolabın üstüne koydu. Ve alnını 3 er kere her bir paraya değdirerek öptü.o filler yaşama amacıydı adamın.ve ardından marihuanasını aldı eline bi yandan keyifleniyordu.çantasından macun gibi bir şey çıkardı ve elinde yuvarlayarak sigara boyutlarına getirdi ve yaktı.biraz yandıktan sonra söndürdü.artık sadece duman çıkıyordu uzuuuuuun uzun ve dolabının önüne para benzeri metallerin soluna dikti.gün boyu orada tütecekti.dolabın üstündeki 3 tane metalin üzerin karanfil benzeri çiçeğin birini koydu.diğer çiçeği de ilk çekmecesindeki fil inancının üstüne koyup çekmeceyi kapattı.ve diğer çantasını önüne aldı.bir tane bant çıkardı yer koydu.ve çantadan irili ufaklı bir sürü deste deste paralar çıkartıp çekmecesine koydu oğlu da bir yandan bozuk paraları sayıp dolabın üstüne sıralıyordu.

Bir sürü para çıkardı.bir yandan beni gözetliyordu yan gözü ile.Tezgahına tam yerleşmeden hemen bir müşteri geldi ve 30 rupi (3 tane onluk) verdi.üçü de yırtık pırtıktı hatta bir tanesi iki üç parça idi.adam paraları aldı ve karşılığında 25 rupi geri verdi.adam yırtık paraları alır almaz 3 kere öpüp alnına koydu ve ilk çekmecesini açıp fil resmini saygı ile öpüp paraları üstüne koydu.hemen peşine bir müşteri daha geldi.100 rupi verdi tek parça.adam baktı ve bu sahte dedi.diğeri itiraz eder vazıyette bir şeyler dedi.ve sonra anlaştılar sahte 100 rupiyi alan adam karşılığında 60 rupi verdi.o 100 rupiyi de 3 kere öpüp fil reminin üstüne koydu.her para geldiğinde aynısını yapıyordu.daha tezgahını tam açamamıştı.bir bardak su getirdi oğlu ama bu su daha özeldi termos bardaktaydı ve motorsikletten özel çıkartıldı.belliki okunmuş su idi.ve elini bardağa daldırarak 4 bir tarafına üçer kere su serpti ve ve ardından önünde yanan duman çıkaran macunu alıp her bir tarafına duman dağıttı ardından uzzzuuuuun bir süre ddolabının etafını dumanlattı.ve tekrar dolabının üstüne koydu.ve başını çekmecesının olduğu yere eğerek dua etmeye başlkadı yaklaşık 1-8 dakika ağzı ile mırıldandı.ve artık tezgahını açmıştı.yirmi senedir bozuk yırtık ve sahte paraları topluyor tekrar yapıştırıp tamir ederek piyasaya sürüyordu.böylece kazanç sağlıyordu. Hindistan da geçim bu kadar ucuzdu.ardından bir müşteri daha geldi iki tane 10 ar rupi verdi ve en az 8 parçaya ayrılmıştı kağıt paralar.karşılığında 18 rupi iade etti.2 rupi kazanmıştı(yaklaşık 14 kuruş) adam fotoğraf çöektirmedi gizlice çektim. Bir esnafın yaşam mücadelesini okudunuz.

Neyse fatehpur sakri diye bir yer var burasıda hindistanda olmazsa olmazlar arasında bir mekan.Bulunduğu mahalle hep Müslüman.daha 1 km kala başladı gençler, çocuklar ve orta yaşlı insanlar 10 rupi karşılığında rehberlik yapalım demeye.abi fotoğrafını da çekerim güzel de anlatırım ne istiyosan yaparım diyolar.arkadaş bir kişi iki kişi de değilki onlarca kişi.

O kadar muhtaçlarki.bide hemen dibinde biten ıvır zıvır satanlar var.1 lira için dakikalarca yanından ayrılmıyor.Çocuklara soruyorum senin baban ne iş yapıyor diye. Hepsi Benim babam da rehber diyor. Rehber yani işsiz.

Bütün paramı burada harcadım.ne olduğunu bilmediğim ıvız zıvırlar aldım.

Birkaç kişiye rehberlik yaptırdım.yani geriye gerçekten zor döndüm.neredeyse 40 km yolu yürümek zorunda kalacaktım parasızlıktan.

Bütün param bitti ama ne ben tatmin oldum.ne de buradakiler.Çünkü sayıları çok fazla yetmedi gücüm.En artık herkesle haşır neşir olduktan sonra yani bütün paramı bitirdikten sonra (buarada turist olarak burada bik iki kişi var o kadar) küçük bir çocuk geldi.nolursun abi benden de al dedi.bölgenin haritasının olduğu bir kağıt satıyor.Aslında en çok işime yarayacak olan şey.ama param yokki. Nolursun diyor.sadece 5 rupi diyor.ya olsa ben sana 50 rupi de veririm ama yok.veremedim.çok pişman oldum.herkese vermişsin bana gelince neden yok .dedikçe çocuk içim parçalanıyor.

Neyse bi muhabbeti daha yazayım.Hindistanda olduğum dönem ramazan ayı yani oruç dönemiydi.oruç demiyolar bunlar sadece ramazan diyolar.

Eleman sordu.

-are you ramazan?

-no ı am murat dedim

-ı am ramazan (dedi çocuk)

Yanında duran çocuk da

  • I am ramazan

Dedi.ben de

Burada herkesin adı ramazan mı dedim.

Evet dedi.buradaki herkes ramazan.hepimiz Müslümanız dedi.tam da lan dalga mi geçiyo derken kafa bastı.ramazan diyerek orucu kastediyor.

Neyse benim para bitti ya sadece 80 rupi kalmış cebimde.geri dönemek için tuktuk sürücüne sordum

-Kaça götürürsün merkeze

-500 rupi

-wuhuuu çok değil mi 500

-yok değil.iyi fiyat

-neyse ben zaten yürümeyi seviyorum

-uzak orası yürüyemezsin

-yok ben yürürüm.ama bu sefer senin para kazanmanı istiyorum 50 rupiye götür.

-50 rupi çok az asla olmaz.

-boş boş duruyorsun burada (you are sitting here empty empty)(bilmem doğru mu demişim)

-tamam o zaman 200 e götüreyim

-bak arkadaş zaman çalışma zamanı sırf senin para kazanman için 50 diyorum.

-tamam hadi ne senin dediğin ne de benim dediğim olsun 100 olsun.

80 e anlaştık.

Belki küçük paralar ama burada dövizci bulmak ciddi mesele bunlar gibi yaşamalıyım.

Hindistan 2 Turist Rehberi

[contact-form][contact-field label=”İsim” type=”name” required=”true” /][contact-field label=”E-posta” type=”email” required=”true” /][contact-field label=”İnternet sitesi” type=”url” /][contact-field label=”Mesaj” type=”textarea” /][/contact-form]

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Written by Murat

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Hindistan 2 Turist Rehberi

İRAN GEZİ REHBERİ