in

Katar’da Yaşam ve Gezi Rehberi

Bir adet lamacuna 24 türk lirası fiyat aldığımız yer evet burası KATAR.

Bu kadar zenginlik nasıl olur hayret. Burada çalışan yerli halk sayısı çok az genellikle Pakistan Sudan Hindistan vb ülkelerden çalışmak için gelen insanlarla dolu. Yerel halk çok zengin, çalışan yerel halk ise ultra zengin.

Şehirde adım başı inşaat var.Yolda yürüyen tek insan bendim sanırım herkeste ultra lüks arabalar.

Katar tamamen çölden oluşan bir ülke ama burayı paralarıyla yaşanabilir hale getirmişler.çöl dediğime de bakmayın çöl kumunda yürüdüğünüzü düşünün ve sonra o kum sizi denize götürüyor.yani çölün deniz ile buluşması bana ilginç gelmişti siz ne düşünürsünüz bilemicem.

Şehirde gezerken birkaç müzede Katarın  tarihini anlatıyodu.bügünlere nasıl gelindiğini eskiden nasıl olduklarını.güzel bi sistem olduğunu düşünüyorum. Anladığım kadarıyla 1900 lerin başına kadar açlıkla sefaletle geçiyor günleri kuru ekmek ve soğan biraz da pirinç yiyolarmış.pirinç bu ülkede çok aşırı derecede seviliyor. Geçimlerini denizden inci çıkartarak sağlıyorlar.

Sonra bir gün petrolü keşfeden birkaç yabancı ülkeye geliyor halk ne olduğundan ve neler olacağından habersiz merakla bekliyorlar.sonra petrol çıkıyor işletiliyor ve yaygınlaşıyor ve Katar bugünlere geliyor. Son yüzyılda köşeyi dönen ülke.

Şimdi o petrolü bulanları çok çok çok seviyorlar bir de türkleri.Türkleri neden seviyolar bilmiyorum ama sanırım ülke yönetimi ile ilgili bi durum.yani yönetim yarın dese ki sevmiyoruz. o zaman sevmeyecekler gibi bi görüntü var.

ZENGİN BİR KATARLI DURUŞU

Katar gezimiz başkent Dohadan başladı. Uzaktan her bakan turist olduğumuzu anlıyordu sanırım çünkü başımız hep yukarılarda o yüksek binalara bakarak uzun bi süre dolaştık.

Neyseki bir müddet sonra alıştık şehre hakim olduk ve artık yabancılık çekmeden gezebiliriz.

Doha nın en meşhur çarşısı souqwaqıf akşamları gecelere kadar eğlencenin olduğu yer

Arap oyun gurupları neredeyse hepsi erkeklerden oluşan bizim düğün halayı gibi bir formatta yapılan eğlenceler.ve o bağıra bağıra söylenen arap şarkıları.her köşede bir eğlence çadırı ve her çadırda birbirinden farklı sesler.ilk başlarda hoş geliyodu fakat biz 7 gün boyunca dinlediğimiz için biraz kus geldi.

Hani italya sokaklarındaki sokak şarkıcıları varya onların bi değişik versiyonu.

Yerel halk kesinlikle ve kesinlikle o uzuuun kafadan ayaklara kadar olan beyaz kıyafet ve başlarında da o beyaz örtü.istisnasız herkes bu kıyafeti giyiyor.herkes aynı.çok az sayıda farklı renkleri mevcut gri gibi.kadınlarda da yine tahmin ettiğiniz kıyafet ve siyah herkeste aynı.bazı kadınlar peçe takıyor bazıları takmıyor sanırım mezheplerine göre hassasiyetleri değişiyor.çünkü yemek bile yerken peçesini kaldırmadan elini peçenin altından ağzına götürenleri de gördük.

Katardaki yol tabelaları şekildeki gibi.

Dip not: dün bu çarşıda ortalık bir yerde sırt çantamı unuttum. Akşam aklıma geldi geri dönüm almaya üşendim.nasıl olsa yarın oradan geçicem alırım dedim.ve ertesi gün tekrar oradan geçtiğimde çantam aynen bıraktığım gibi hiç kımıldatılmamış bile orada duruyordu. sizce de hoş değil mi?

Buraya gelen mutlaka bu çarşıda uzuun uzuuun vakıt geçirmeli.gündüzleri sıcaktan dolayı çoğu esnaf kapalı ama akşamüzeri hareket başlıyo.buarada en çok etkilendiğim dükkanlardan biri de şahin kuşu satan dükkanlardı.hemen yan tarafta kocaman buyuklukte bir şahin hastanesi vardı.ilk başta anlayamadım ama bu hastane sadece bu kuşların hastalıklarıyla ilgilenmek içinmiş.

Dükkana girdim yüzden fazla kuş vardı.gözleri kapalı.bir kaçını tuttum falan

-bunların fiyatı ne kadar abi

Diye sormuş bulundum.

-fiyatlar değişiyo dedi söylemedi

-mesela bu ne kadar? Diye sordum ısrarla

-o 25bin lira dedi (türk lirası karşılığını yazıyorum)

-bu nekadar dedim.

– o da 40 bin dedi devam etti. Şu 14 bin bu 60 bin….

Sadece kuş dediğimiz bu şahinler meğer bir servetmiş haberimiz yok.

Burada yemek yemek baya pahalı çarşıda hep turistik restoranlar var hiç tavsiye etmem.

Ben yerel halkın gittiği bir restoran buldum 3 akşam falan oraya gitti.

Böyle yerde oturuyosun yerler pis.ve tepsiyle yemekler geliyor.kaşık çatal yok.

Çorbayı tasla içiyorsun hüpürdeterek. Ve oranın en meşhuru olan zırbiyan yiyorsun.

Zırbiyan dediğimiz şey; tabiki pilav ve içinde haşlanmış et ve haşlanmaktan mos mor olmuş patates karışımından mevcut.kocaman bir tepside rahat 4 kişilik.garson söylemediği için o koca tepsiye tek başıma sipariş verdim ve bitirdim.böyle dediğime bakma tadı mükemmeldi.

Yeme şekli de tabiki hemen yan bölmede yemek yiyen yerel halk gibi elle. O pilav elle yerken pirinç taneleri yerlere veya üstümüze dökülüyor ama olsun o bizim acemiliğimiz değil yerel halk da döküyor.

Buranın fiyatı biraz daha uygun yani yine pahalı ama biraz daha uygun bilmem oldu mu.

Diğer gün burda balık yedim ama balık önüme geldiğinde kesinlikle tanıyamadım.o kadar çok baharata bulamışki ne olduğu hiç belli olmuyordu ama güzeldi arkadaş.

Bi ara çarşıda gezerken halktan birileri kendi aralarında konuşurken grand mosque dedi

Aha dedim burada da ulu cami var.Bizdekiler gibi mi diye görmem lazım dedim.

Bindik taksiye ulu çamiye götür dedik.

Hindistanlı taksi şoförü tamam dedi Katara bölgesinde o camii dedi.

Giderken sorayım dedim

-ayda kaç para kazanıyorsun bu işte.

-300 riyal dedi.

Üzüldüm çünkü 300 riyal yaklaşık 300 türk lirası yapıyor.

-yetiyormu o para sana burada dedim.burası çok pahalı bir ülke.

-yok abi dedi.ayda değil günde 300 lira kazanıyorum.hiç ekstraya çıkmazsam.ama neredeyse her gün ekstraya çıkıyorum.günlük net kazancık 300 ü geçiyo 500 civarı.

Ya Murat sen adamın nekadar kazandığını niye soruyosunki bak böyle şok olursun işte adam günde 500 lira kazanıyo taksi şöförü ve Hindistanlı. Bunun büyük bir kısmını hindistandaki ailesine yolluyomuş ve orada çok rahat geçinip birikip yapıyolarmış.ama kendisi burada zor geçiniyomuş.kenar mahalle bi yerde ev tutmuş 10-15 kişi.ev dediğime de bakmayın gidip gördüm o çalışmak için gelen yabancıların kaldığı mahallenin türkiyedeki karşılığı yok o kadar salaş o kadar viraneki tarifi imkansız.

Neyse ben bu parayı duyduktan sonra içim bi tuhaf oldu çünkü daha sabah oteldeki temizlikçi bayana güzel temizlik yaptığı için 1 dolar vermiştim.belkide arkamdan parayı buruşturup attı.

Ya 1 top dondurma 12 lira sadece bir top dondurma.

Biz turist sezonu olmayan dönemde gittik ama şehir yinede çok kalabalıktı denize girmek yasaktı.ama su sıcaklığı gayet ılıktı.girilebilir seviyedeydi.

Katar zaten yüzölçümü olarak çok küçük bir yer olduğu için her vilayetine gitmeye çalışın derim.bunlardan biri al wakra dedikleri yer.mutlaka gidin kendinizi 1500 yıl geride hissedeceksiniz.hani bimbingece arap masalları diyoruz ya işte o masalın içinde gibi bi yer.çöl,deniz,develer,atlar,kendine has kıyafetli insanlar ve o eski kerpiç evler.

Buradan bir papağan alacaktım ama uçakta sorun yaşarım diye alamadım içimde kaldı.

Yazı baya bi düzensiz oldu ama aklıma geleni yazıyorum.

Doha da villaggio mall diye bi alışveriş merkezi yapmışlar.

Hava çok sıcak olduğu için devasa büyükllükte üstü kapalı ama dekorasyonu sanki gökyüzü varmış gibi olan ve alanın tamamı klimalarla soğutulan.içerisinde büyük bir panayır alanı da bulunan ve Venedik misali gondollarda gezinti kapılabilecek bir yapay suyu bulunan ilginç bir alışveriş merkezi.tesadüfen girdik buraya ama müthiş bir tasarımdı.

Yine şehir merkezinde harika bir islam sanatları müzesi var muhakkak görün.içeride ilginç eserler var.türkiyeden de bir çok eser var.

Bu ülkedeki bütün müzeler bedava onların tabiri ile beleş.

Hatta bazılarında içeri girer girmez müthiş ilgi alaka su ve kahve ikramı var çok hoş.kahveleri biraz garip ama yinede içmek lazım çünkü burada iken bunlar gibi yaşamak gezini tadını arttırıyor.

Çöl safari de yapılması gereken aktivitelerden biri ama baştan söyliyim 1000-1500 türk lirası arası bir şey.gece çölde bedevi çadırında konaklamalı falan olunca fiyat biraz daha kabarıyor.

Yine Katar da da çok fazla sayıda türk var.türk iş adamı.belki bazıları ülkemizden kaçıp gelmek zorunda olanlardan oluşuyor ama bir kısmı da normal ticaretini yapan insanlardan mevcut.

Korniş caddesi Dohanın sahil caddesi ve kilometrelerce yürünse yorulma hissedi,lmeyecek bir sahil.

Katar geçmişini hatırlatan inci dekorasyonları

Sahile renk katan tekne turları

Ve geceleri binbir renge bürünen devasa Doha gökdelenleri. Ve otantik bir duruşu olan heritage village.

Katar emirinin atlarının olduğu çiftlik de görülmeye değer.

Katar emiri dedim de aklıma geldi Dohayı yine yürüyorum her yerini yürüdüm bütün binalarına avmlerine vesaire ilginç gördüğüm her yapıyo girdim çıktım ama bir tanesi var ne tabela var ne de başka bi şey ama kale gibi de bi görüntüsü var.yine merak ettiğim için gireyim dedim bütün etrafını dolandım ama devasa büyüklükte bi alan en son bi yerden girdim içeriki biraz ilerlerikten sonra uzaktan bir ses

-dur hareket etme

Elinde silah filan var asker.elini kaldır falan diyo Allahtan dediklerini anlayacak kadar İngilizce var.Buarada halk o kadar güzel İngilizce biliyorki kendi aralarında bile İngilizce konuşanlar var.

Sonra kaldırdım elleri yanıma doğru yaklaştı pasaportu uzattim. Aldı beni ve klübenin olduğu yere doğru götürdü.ne arıyosun burada falan yarım saat civarı tuttu pasaport kontrolü falan yaptı.meğer girdiğim bina Katar emirinin eviymiş.neyseki bi şey olmadı .

Katar Kıraathanelerinden bir görünüş.Böyle durduklarına bakmayın paraya para demiyo bunlar.

Biz katarda bir hafta vakit geçirdik fakat burası için 5 gün süre yeterli.2 gün diyenler de var ama o kadar da kısa tutmayın iki günden sonra şehre daha çok hakim olup benimsiyo insan.

Aslında planlarımıda buradan bahreyne ve dubai ye de geçmek vardı fakat dedik ya her şey pahalı diye o yüzden bahreyne uçak bileti alamadık.karayoluyla gitmek için de arabistandan geçiliyor ve vize gerekiyor ki arabistandan vize almak pek kolay değil.

He buarada Katara giderken konsolosluğun sitesinde dahi vize ücreti şu kadar lira ve havalanından ödeniyor yazıyordu fakat bizden kimse para vize filan istemedi elimizi kolumuzu sallayarak girdik.

Kaba olarak aklıma gelenler bunlar ama eminim yazmak istediklerimin yarısı bile değil.devamını da sohbet ederken anlatırım.

Bu da Katar havaalanındaki bayan mescidi simgesi.

Hiçbir program apmayın sadece uçak ve otel biletinizi alın ve gidin bu ülkeye dönüşte çok daha keyifli olacaksınız.

Fotoğrafları gelişi güzel koydum belki bi gün düzeltebilirim.

http://yolundahersey.com/ukrayna-yolu/

Sri Lanka’da Yaşam ve Gezi Rehberi

[contact-form][contact-field label=’İsim’ type=’name’ required=’1’/][contact-field label=’E-Posta’ type=’email’ required=’1’/][contact-field label=’Web Sitesi’ type=’url’/][contact-field label=’Yorum’ type=’textarea’ required=’1’/][/contact-form]

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Written by Murat

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Ukrayna Gezi ve Yaşam Rehberi

Sri Lanka’da Yaşam ve Gezi Rehberi